16 Ekim Dünya Anestezi Günü Basın Açıklaması

  • 18 Ekim 2021 Pazartesi

16 Ekim 2021

Saygıdeğer Basın Mensupları,


Bugün 16 Ekim, Dünya Anestezi Günü. Bundan tam 175 yıl önce, 16 Ekim 1846 da ilk anestezi işlemi Dr William Thomas Green Morton tarafından eter verilerek uygulanmıştır. Daha sonra 16 Ekim her yıl tüm dünyada “Anestezi Günü” olarak kutlanmaya başlamıştır.


Ülkemizde ise bundan 2 yıl sonra 1848 te ilk anestezi uygulaması yapılmıştır (Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane (Galatasaray Tıbbiyesi)’de mezuniyet töreninde Sultan Abdülmecit karşısında ilk defa bir tıbbiye talebesi üzerinde denenmiştir). İlk modern anestezi uygulaması ise Sadi Sun tarafından 1949 tarihinde gerçekleştirilmiştir.  1955 yılında anesteziyoloji ihtisas kolu olarak kabul edilmiştir. 1956 yılında ise o zaman moda olan Fransız akımının etkisi ile “Anesteziyoloji ve Reanimasyon” adını almıştır. Ülkemizde ilk yoğun bakım 1954’de Vakıf Gureba Hastanesi’nde, 1959’da Haydarpaşa Numune Hastanesinde Anesteziyoloji ve Reanimasyon servisine bağlı olarak bir anestezist tarafından kurulmuştur. Yani dünyada (Bjorn İbsen) ve Ülkemizde (Cemalettin Öner) yoğun bakımın temellerini atan Anesteziyoloji ve Reanimasyon Bilim Dalıdır.


Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği 1956 yılında kurulmuştur ve şu anda kayıtlı üye sayısı 3800 civarındadır. Şu anda ülkemizdeki anestezi doktoru sayısı 7700 civarındadır.


Anestezi, kelime anlamı olarak "hissizlik, duyusuzluk" demektir. İnsanlık Tarih boyunca en çok ağrıları dindirmek için uğraşmıştır. Ağrı dindirmek sanatsa ve hayat kurtarmak tıbbın temeliyse, biz Anesteziyoloji ve Reanimasyon doktorları ettiğimiz yeminin bilinci ve kararlılığı altında, bize emanet edilen hastalarımız için tıbbın kutsallığını özveri ve sevgiyle sürdürmekteyiz.


Bizler sadece ameliyat öncesinde, ameliyat süresinde ve sonrasında sizleri takip edip, bu süreçlerde ağrı duymanızı engelleyip, yaşamsal fonksiyonlarınızın sürdürülmesi için gerekli bakım ve tedavileri uygulamakla kalmıyoruz, aynı zamanda sizlere nefes, kalp, beyin ve tüm organlarınıza bekçi olmaktayız, yani hayatla ölüm arasındaki çizgide sizleri korumaktayız. Bizler kendinizi en yalnız ve çaresiz hissettiğiniz anlarda elinizi tutan, yoğun bakımlarda sizlerin tedavisi için uğraşan kişileriz.Bizler ameliyathane ve yoğun bakımların yanında hastanenin her köşesinde, ağrı duyacağınız her işlemde yanınızda olan kişileriz.

Dünya tarihini saran ve sarsan pandemi günlerinde, yoğun bakımlarımızda en ön saflarda büyük bir özveri ile çalışan ve çalışmaya devam eden anesteziyoloji ve yoğun bakım biliminin ve onun değerli doktorlarının öneminin ve gerekliliğinin daha da iyi kavrandığına inanıyoruz. Pandemi sırasında entübasyon, ventilasyon, kritik hasta gibi kelimelerin anlamının öğrenilmesi ile farkındalığımızın biraz daha arttığını biliyoruz.  Fakat bizler artık görünmez gizli kahramanlar olmak istemiyoruz. Bizler de görünen, bilinen, tanınan, kim olduklarının ve ne yaptıklarının farkında olunan kişiler olmak istiyoruz. Adımızın ve varlığımızın bilinmesini istiyoruz. Hastalarımızın “anestezi doktorum kim” diye sormasını istiyoruz.


Dünyamız zor bir dönemden geçmektedir. Biz TARK 2021 kongre temamızı, hayatta umudunu kaybetmekten daha kötü bir şey olmadığı bilinci ile, pandemide kaybettiğimiz umudumuzu yeniden canlandırmak için Bir Nefes Umut”olarak belirledik. Biliyoruz ki yaşamak ve nefes almak için önce umut etmek gerekir. Çünkü her nefes bin umuttur.

Pandemi ile birlikte yakın zamanda yaşadığımız yurdumuzun birçok yerinde peş peşe çıkan orman yangınları ve sel felaketleri hepimizin yüreğini dağlamıştır. Bu felaketlerle birlikte ağacın, ormanın, geleceğe nefesin önemi hatırlandı. Biz de Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği olarak hayatta umudunu kaybetmekten daha kötü bir şey olmadığı bilinci ile çocuklarımıza umut olabilmek için “TARD Hatıra Ormanı’ nı“ gerçekleştirdik. Bugün 16 Ekim Dünya Anestezi Gününde Fidanlarımızı dikerek “Geleceğimize Bir Nefes Umut” olmayı istedik. Bu anlamlı günümüzde covid savaşında yenik düşen anestezi doktorları, teknikerleri ve bir meslektaşımızın çocuğu, ayrıca yakın zamanda kaybettiğimiz hocalarımız anısına fidanlarımızı dikerek anılarının kalıcı olmasını istedik. Bu şekilde gelecek nesilin nefes alınacak bir dünyada yaşaması için katkımızın olmasını istedik.


Bizler Anestezi ve yoğun bakım doktorları özelinde, tüm sağlık çalışanları genelinde şunu ifade etmek isteriz. Bizler artık yorulduk ve tükenmenin eşiğindeyiz. Bizler hastalarımızın en zayıf anlarında yanında olurken halkımızdan da bir isteğimiz var. Onların bilimsel gerçeklerin ışığından giderek aşılarını olmalarını ve bizlere, sağlık çalışanlarına bir nefes umut olmalarını istiyoruz.


Biz, Anesteziyoloji ve Yoğun Bakım doktorları 1846’dan beri verdiğimiz mücadelede, ilk günkü heyecan ve enerji ile ayaktayız. Hastalarımızın sağlığı için hazırız, heyecanlıyız.


Dünya Anestezi Günümüz Kutlu Olsun.


Saygılarımızla,


 


TARD Yönetim Kurulu